Babam. Ben şimdi bu adama ne zaman sinir olsam, apartmanın kapısını açık bırakıyorum. Ruh hastası olduğumdan değil tabii, anlatıyorum bi saniye, apartmanda en üst katta, çatıya giden merdivenlere zilyon çiçek bitki saksısı dizmiş taam mı. Balkon ve terastakiler kadar bi de orda var mini bir botanik bahçesi. Açık bırakıyorum kapıyı ki lokal kedilerimiz, ki popülasyonları resmen exponential artıyo, içeri girip babamı delirttikleri işi yapabilsinler. Saksıları eşelemek, dibindeki toprakları dağıtmak, etrafı mahvetmek ve çiçekleri bozmak gibi şeyler.
Fakat Laz zekasını nasıl yenebilirim ki?
Sen git tüm saksıların dibine kendi küçük dikeni ayı gibi olan kaktüslerden diz. Hem de öyle böyle değil mayın tarlası oyun parkı kalır yanında. Onları iplerle sabitle bi de.
Böyle bir kararlılık ve işbilirlik sayesinde şimdilik geri çekiliyorum. Ama ayağını denk al, losing a battle does not mean losing a war.
eah!
Posted by
switch
on Saturday, September 25, 2010
/
Comments: (0)
artık dayanamıyorum.
lütfen açın götünüzü ve onu beğenmeyin. beğenmediğiniz her şeyi kategorize edip başlık haline falan getireceğinize.
bu kadar iğrenmedim herhalde insanlardan şu anda iğrendiğim kadar.
çok rica ediyorum, domalıp aynada götünüze bakın, siksik vikvik ettiğiniz şeyleri skicem çünkü ve sırada götünüz olcak.
lütfen açın götünüzü ve onu beğenmeyin. beğenmediğiniz her şeyi kategorize edip başlık haline falan getireceğinize.
bu kadar iğrenmedim herhalde insanlardan şu anda iğrendiğim kadar.
çok rica ediyorum, domalıp aynada götünüze bakın, siksik vikvik ettiğiniz şeyleri skicem çünkü ve sırada götünüz olcak.
çok içimden geldi
Posted by
switch
on Saturday, September 11, 2010
/
Comments: (0)
"beyin değil ruh nakli lazım sana."
yok
Posted by
switch
/
Comments: (0)
istanbul'u sevmemeye çalışmaktan çok yoruldum.
köpek gibi seviyorum yapacak bir şey yok, otobüsünü trafiğini mecidiyeköy'ünü kuleli'yi hepsini ayrı ayrı yavşakça seviyorum, artık rol yapamayacağım.
köpek gibi sevmek derken, esas sorun köpek gibi mutlu olmam sanırım. yakın zamanda bu sorunu çözmeliyim.
köpek gibi seviyorum yapacak bir şey yok, otobüsünü trafiğini mecidiyeköy'ünü kuleli'yi hepsini ayrı ayrı yavşakça seviyorum, artık rol yapamayacağım.
köpek gibi sevmek derken, esas sorun köpek gibi mutlu olmam sanırım. yakın zamanda bu sorunu çözmeliyim.
Best love song ever
Posted by
switch
on Thursday, September 9, 2010
/
Comments: (0)
Your love is like a giant pigeon. Crapping on my heart. La la la la la...
U-uuuuuu.
U-uuuuuu.
basketçiks
Posted by
switch
on Wednesday, September 8, 2010
/
Comments: (0)
Bizim takım iyi ya. Baya giderli adamlar var. Tip ortalaması yükselmiş. Aferin. Gözümüz gönlümüz açılsın. Kewell'la Balta'ya olacak gibi değildi zaten.
of deme oh de
Posted by
switch
on Monday, September 6, 2010
/
Comments: (2)
sanırım mangal gibi bir insanım ben. önce bi süre içten içe yanmam ve ilgi sevgi falan görmem gerekiyor ki pişireyim. ya da söneyim.
net 1 yıldır hayatımda herhangi bir ruh hastası yok. bunu acılı ezme, börek veya közlenmiş patlıcanla falan kutlayacağız artık. bunu bulamayanlar var ki bulmasınlar da zaten, müjde olcay sevgi kelebeği değilim artık haha.
insanın ağzındaki her lokma küle dönmeyegörsün. kendini sevmemek böyle bir şey. "önemli olan iç güzelliği" kalıbındaki iç çirkinliği böyle bir şey.
net 1 yıldır hayatımda herhangi bir ruh hastası yok. bunu acılı ezme, börek veya közlenmiş patlıcanla falan kutlayacağız artık. bunu bulamayanlar var ki bulmasınlar da zaten, müjde olcay sevgi kelebeği değilim artık haha.
insanın ağzındaki her lokma küle dönmeyegörsün. kendini sevmemek böyle bir şey. "önemli olan iç güzelliği" kalıbındaki iç çirkinliği böyle bir şey.
hiha
Posted by
switch
/
Comments: (1)
bu sabah
hiç tanımadığım bir amcaya
sırf goygoy olsun diye
fönlü saçlarım, makyajım ve dekoltemle
usulca sokulup
"hacı ayakyolu nerde bi göstersene la" dedim.
pms is awesome! ama south park izlerken butters için içlenmeyi de beraberinde getiriyor, bu hoş değil.
hiç tanımadığım bir amcaya
sırf goygoy olsun diye
fönlü saçlarım, makyajım ve dekoltemle
usulca sokulup
"hacı ayakyolu nerde bi göstersene la" dedim.
pms is awesome! ama south park izlerken butters için içlenmeyi de beraberinde getiriyor, bu hoş değil.
izdivaç
Posted by
switch
on Friday, August 20, 2010
/
Comments: (5)
İdeal gelin adayı mesleğimle annelerinizin ve evime yaptırmak üzere olduğum striptiz direğiyle sizin aklınızı alcam biçız.
en iyi vakit geçirtgeci, tavsiye ederim
- Boş zamanlarınızda ne yaparsınız?
- Deniz üzerim.
- Ah, siz de mi? :))
- Deniz üzerim.
- Ah, siz de mi? :))
lan?
Posted by
switch
on Sunday, March 14, 2010
/
Comments: (2)
It's raining men rainmesine de bunları çekiştirecek kız istiyorum ben yahu.
Bir fıkra vardı ya; Sharon Stone'la ıssız adaya düşüyor bir adam. Sevişiyorlar falan bir süre sonra paso, ama adam bir mutsuz bir keyifsiz sürekli. Şerın da "Neyin var neyin var, yapabileceğim bir şey var mı?" diyo sorup duruyor. Adam bir gün dayanamıyor giydiriyor Sharon'a bir ceket, bıyık mıyık çiziyor, oturuyorlar sahilde, dönüyor kadına "Lan bir aydır kime çakıyom söylesem inanmazsın." diyor.
Benimki de benzer hesap. Teşbihte hata olmaz, sanki Isveç milli takımıyla ıssız adaya düşmüşüm fakat anlatıp eğlenecek insan yok lan! LAN!?
Bir fıkra vardı ya; Sharon Stone'la ıssız adaya düşüyor bir adam. Sevişiyorlar falan bir süre sonra paso, ama adam bir mutsuz bir keyifsiz sürekli. Şerın da "Neyin var neyin var, yapabileceğim bir şey var mı?" diyo sorup duruyor. Adam bir gün dayanamıyor giydiriyor Sharon'a bir ceket, bıyık mıyık çiziyor, oturuyorlar sahilde, dönüyor kadına "Lan bir aydır kime çakıyom söylesem inanmazsın." diyor.
Benimki de benzer hesap. Teşbihte hata olmaz, sanki Isveç milli takımıyla ıssız adaya düşmüşüm fakat anlatıp eğlenecek insan yok lan! LAN!?
ha
Posted by
switch
on Sunday, January 24, 2010
/
Comments: (0)
Hiç birisine "sevgilim" olarak tanıştırılmanızdan aşağı yukarı bir saat sonra "sevgiliniz"le o tanıştırıldığınız kişiyi yan odada sevişirken bastınız mı? Böyle bir şey olunca ne yapar insan acaba?
Ben yaptım bir şeyler. "Ah pardon." deyip odadan çıktıktan sonra tabi.
Ben yaptım bir şeyler. "Ah pardon." deyip odadan çıktıktan sonra tabi.
Ayıp Lan
Tek klişem vardı, tek klişemi özetleyen güzel ve klişe tek cümlem bir de. Onu da Summer aldı. Yazıklar olsun.